26 Temmuz 2015 Pazar

PKK BOTAN SORUMLUSUNA CEVABIMDIR

Zavallı diyorum sadece ne tarih bilir ne coğrafya ne kitap ne iman,vah vah vah sizin önderleriniz bunlar ise burnunuz pislikten çıkmaz hiçbir zaman.. siz değil kürdistan kurmak,kürtlerin yaşadığı coğrafyayı da kan ve göz yaşına mahkum edersiniz.Ey kürtler sizde ayaklar baş olmuş,baş olması gerekenlerde kaybolmuş.. bunlar hem size hem de tüm insanlığa sadece acı ve zulüm getirir. Ne diyeyim Allah sizi bunlardan kurtarsın..

SİZ ZATEN GİDECEKSİNİZ DHP-PKK

Siz zaten gideceksiniz buna mahkumsunuz çünkü siz Kürtleri temsil etmiyorsunuz sadece onların sırtında bir kene kadar hükmünüz var. Sizin ne kürtlerle ne kürtlerin tarihiyle ne de inançlarıyla bir alakanız yok,taşaronu olduğunuz emperyalistlerde sizi kullanım tarihiniz geçince çöpe atacaklar..
Siz bunu anlayamazsınız ama kürt ve türklerin diğer kardeşleri ile nasıl bir bağları nın sağlam olduğunu yaşayarak göreceksiniz,sokaklara saldığınız cahil çocukların arkasına saklanarak yürüttüğünüz sinsi politikalarınız,gerçek kürtler sahaya çıktığında iflas edecektir..

S.DEMİRTAŞ,F.YÜKSEKDAĞ YA DA PKK/PYD/HDP

Ne siz,ne apo nuz kürtlerin temsilcisi önderi falan değilsiniz ama hem kürtlerin hem türklerin hem arapların ve diğerlerinin kışkırtıcılarısınız,sizin önderleriniz,lenin,stalin,mao ve bu ideolojinin takipçileri olan insanlık düşmanlarıdır.Bugün birkez daha zaten saklamadığınız o maskeleriniz düşmüştür,sizler ideolojinizdeki o sahte komün cennetinize ulaşmak için her yeri kana bulamaktan çekinmezsiniz,artık sizi bu millet tanıyor,yüzde onüç oy almakla maskelerinizi indirdiniz bu düşman olduğunuzu ve bundan vazgeçmeyeceğinizi,size iyilikle mukabele edenleri bile arkadan vurabilecek tiynette olduğunuzu gösterdiniz. Artık kendinizi demokrasi özgürlük,halkların kardeşliği tiyatrosunun arkasına gizleyemezsiniz,artık bu millet bunları yutmaz,açığa düştünüz..

BU ÜLKEDE ADALET VARMI ??? !!!

BU ÜLKEDE ADALET VAR MI !!!! ????                                                                                                        Sayın Cumhurbaşkanımız,
Sayın Başbakanımız,
Sayın Adalet bakanımız,
Ben Niyazi Gönen, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşıyım.
Doğduğum 1957 senesinden bu yana İstanbul Üsküdar havalisinde yaşadım,Üniveriste mezunu evli ve üç çocuk babasıyım.
Sayın Cumhurbaşkanı beni yakından tanır,Sayın Başbakan ise bir çevreden aşinadır tanır.
Mesele şu ;
Ben 1991 den bu yana Aziz Torun ve Mehmet Torun ile ortağım ( sözleşmelerim,kar dağıtım protokollerim,banka makbuzlarım, şahitlerim her şey var..) ama bu benim eski arkadaşlarım olan hani derler ya cemaziyel evvelini bildiğimiz güya dostlarımız olan bu beyler ortaklık haklarımı gasp ettiler ve beni haklarımı istediğim için hakaret ve küfürlerle kovdular ( bu olayın bir kısmına Tayyip bey şahittir) ben de onlara şimdilik üç tane dava açtım ;
1- Birinci dava Anadolu adliyesinde Hakim Aylin Arısüt hanım gördü ; Tam bir komedi ve aynı zamanda trajedi,bilirkişiler ayarlanıyor, yazılan rapor sonucunun belgelerle alakası yok,yazdıkların raporun belgesi olmadığı gibi her şeyde tersine yorumlanıyor.Hakimin tutumu ise çok hazin olayın içine girmiyor bile.. bilirkişilerin yalan yanlış raporu ne ise tamamen ona göre hareket ediyor.O zaman o mahkemede hakime ne gerek var.. Ancak sonradan duyuyorum ki mahkeme kalemindeki memurlar diyorlar ki ; abi öyle bir baskı var ki yukarıdan korkunç,hatta hakime hanım kalemde bağırıyor ve herkes duyuyor '' lanet olsun bu ne ya hu baskı baskı baskı bıktım mesleği bırakacağım'' diyor.Ayrıca davanın konusunu genişletmek için açtığımız ikinci davayı,bu dava ile birleştirme talebimizi red ediyor, Reddi hakim talebinde bulunuyoruz O'nu da red ediyor.
2- Dava birleştirme talebimiz birinci dava hakimi tarafından reddedilince,Anadolu Asliye Ticaret mahkemesine dava açmak için müracaat ediyoruz mahkeme diyor ki benim yetkim yok bu davayı görmeye,bu sefer Asliye hukuk mahkemesine dosyayı gönderiyoruz bu mahkemede bu dosyaya bakmak benim yetkime girmez diyor.Yani anlayacağınız Türkiye de Aziz ve Mehmet Torun'u yargılayacak mahkeme yok.. hepsi yetkisiz.. dosya şimdi üst mahkemede yetki kararı verecek.. hem gelse ne olacak ki yine hakimler savcılar bilirkişiler ayarlanacak ve kararlar aleyhime verilecek hiç bir mesnedi olmadığı halde..(bu mahkemede ilk duruşmaya girdiğimde hakim beyefendi diyorki ; çabuk ne söyleyecekseniz söyleyin bu işi çabuk bitirmem lazım,belli ki yukarıdan bir yerden kulağı fena halde çekilmiş)
3- Son olarak 8 temmuzda Anadolu Cumhuriyet savcılığına şikayette bulundum ; Sözleşmeye uymadıkları red ve inkar ettikleri ve haklarımı ödemedikleri için ; hemen bir hafta içinde yıldırım hızıyla red cevabı (bugün) geldi.Yeterli belge yokmuş sayın savcı daha ne belgesi istiyor anlamadım ; sözleşmeler,ek kar dağıtım protokolleri,banka dekontları,şahit beyanları ve noterden haklarımızı red ve inkar ettiklerine dair cevap yazıları... Oysa ilgili TCK maddeleri (152,153,154,155,156,157) gayet açık sözleşme var ise ve sözleşmedeki haklar inkar ediliyorsa '' GÜVENİ SUİSTİMAL DOLANDIRICILIK '' vardır diyor.Savcı bey açıkça hukuku,yazılı kanun hükmünü çiğniyor.
YANİ DİYORKİ ; BU ÜLKEDE AZİZ TORUN VE MEHMET TORUN'A DAVA AÇAMAZSIN SEN KİM OLUYORSUN.
Sayın Ülke büyükleri sizden hiç bir şey istemiyorum,sadece şunu görün istedim '' işte yönettiğiniz bu ülkede adalet böyle işliyor. Hala sizin iyi niyetli olduğunuzu düşünmeme rağmen size yakın iş adamları,bürokratlar ve adalet camiası nasıl bir yapı oluşturmuşlar göresiniz diye,eğer ben bu ülkede haklarımı arayamıyorsam kimse arayamaz kusura bakmayın. Yakın gelecek te herkes kendi haklarını kendileri almaya kalkışırlarsa veya başka olaylar zuhur ederse lütfen buna şaşırmayın,çünkü zayıfın hakkını güçlüden alacak bir sistem yok,güçlü olanlar adalet camiasında ve her yerde nüfuz sahibi ve bu güçlerini kötüye kullanıyorlar tabi yandaşı siyasetçi ve bürokratların desteğiyle.
Bizler Hz.Peygamber'in,Hz.Ömer'in,Selahaddin Eyyubi'nin,Fatih Sultan Muhammed hanın adalet hikayeleri ile yetiştik ve şimdi bu adaleti sizlerden bekliyoruz.Kendimiz için değil,sizin için eğer bu adaleti sağlamada muvaffak olamazsanız veya yanlış islemesine sebep olursanız sadece siz değil biz de bütün toplumda mahvolur yok olur.Görünen sebepler her zaman gerçek nedenler olmayabilir ama adl-i ilahi mutlaka tecelli eder.
Selam ve Dua ile
Allah'a emanet olun..
Niyazi Gönen

İHTİYAR OLMAK,YAŞLANMAK

Yaşlanmak Rabb'in rahmetidir,Fani bir hayattan hakiki bir hayata doğru uçmaktır, Rabb'ine her gün yaklaştığını hissetmektir,Her daim Rabb'ini daha çok hatırlayıp daha çok şükretmektir,Geride bıraktığın aydınlığın karardığını,ufuktaki aydınlığın da daha bir arttığını görmendir,Seni gerçekten sevene doğru yaptığın BELA-evet sen benim Rabb'imsin dediğin gün başlayan uzun yolculuğun vuslat anıdır. Görmenin göz sınırlarını aştığı perdenin kalkmaya başladığı,Nefesin ciğer imkanlarını aşıp ebedileştiği zamandır.Rabb'inin ilmini kudretini yaratışını kudretini kendi şahsında yaşaman müşahade etmendir.Allah'ın akibetimizi hayr eyle,Ölümümüzü vuslat kıl,nimetlerine ulaştır.. Amin

25 Haziran 2015 Perşembe

BA'DE HARAB-UL BASRA (MÜSLÜMANLARIN VATAN COĞRAFYALARI HARAB OLDUKTAN SONRA )

Eskilerin bir sözü var ; '' ba'de harabul Basra '' yani Basra harap olduktan sonra söylenecek sözün ve yapılacak işin hiç önemi yok,önemli olan Basra'yı harap insanları perişan etmemek.Şimdi ise her yer harap oldu ne Bagdat kaldı,ne Şam,ne Sana,ne Semerkant ne Çeçenistan.. şimdi geri kalan müslüman coğrafyalarında harap olmaması için maalesef düşünceli ve ferasetli davranmıyoruz.Eğer bu coğrafyalar hepimize ortak vatan olmaz birbirlerimizin haklarını varlıklarını yok sayarsak korkarım buralar hiç kimseye yar-vatan olmayacak.Niyetlerinin ne olduğu belli olan müslümanların zenginliklerine göz dikmiş emperyal güçlerle işbirliği yaparak kardeşlerine komşularına silah doğrultanlar bu hatalarını anladıklarında bir geri dönüşü olmayacak hem kendi vatanlarını kaybedecekler hem hayatlarını kaybedecekler hem nesillerini kaybedecekler hem de kardeşlerine komşularına kaybettirecekler. Yüce Allah Kur'an da'' hepiniz ademin çocuklarısınız,Adem ise topraktandır'' diyor. yine '' Bütün müslümanlar birbirlerinin kardeşidirler'' diyor.Yine '' Kim bir müslümanı haksız yere öldürürse,gideceği yer içinde ebedi kalacaklar cehennemdir'' daha çok örnek var.Allah'ın bize bahşettiği yeryüzü geniş,islam coğrafyası ise hem geniş hem zengin birlikte üretmenin,birlikte yönetmenin yol ve yöntemlerini bulmalıyız,bu zor değil bizler bunu bin yıllar boyunca yaptık,fitnecilerin,nifakcıların,ajanların,emperyalistlerin ve uşaklarının oyununa gelmeyelim.İngilizler arapları bütün arap coğrafyasında büyük bir arap devleti vereceklerine ikna ederek kışkırtmışlardı,sonra bu arap coğrafyasında altmışdan fazla devlet kurdurdular ve hepsine de aralarında bitmeyecek bir düşmanlık vesilesi bırakarak.Avrupalı sömürgeciler Afrika'ya girmeden afrikalı kendi kendine yeten bir halktı,sonra yüze yakın sömürge devletçikleri kurdular göya onlar şimdi özgür devlet oldular,her türlü zenginlikleri var ama karınlarını bile doyuramıyorlar.Yalnız müslüman coğrafya değil bütün dünya coğrafyasına şöyle bir bakın sayısız devletçikler içeride fakir,dışarıda ise birbirleri ile savaşmak zorundalar.Daha söylenecek çok şey var ama şimdilik bu kadar yetsin.Daha geç olmadan,daha fazla yıkım daha fazla ölüm olmadan bütün ülkelerimiz insanlarımız perişan olmadan durun.. ve düşünün.Artık bundan sonra bu coğrafyada kuveyt gibi katar gibi üç beş yüz kişilik petrol devletleri kuracaklar,bu üş beş kişi ve ailenin dışında kalanlar ise eytopyadaki gibi,somalideki gibi ,sudandaki gibi,hindistan ve pakistandaki gibi afganistandaki gibi karnını bile doyuramayacaklar.Selam ve Dua ile..

21 Mayıs 2014 Çarşamba

ADALET HEP VAR OLMALI,VAROLUŞUMUZUN TEMEL SEBEBİ BU..
Mevlana (Allah  O'na Rahmet etsin) Mesnevisinde Moğol istilasını anlatırken ;
Moğollar dağlarda çobanlıkla geçinen kendi halinde bir halktı,hiç bölgelerinden dışarıya çıkmazlardı,
O zaman müslümanlar,İranda , Hint de ve Türkistan coğrafyasında büyük devletler kurmuşlardı.
Müslüman tüccarlarda diğer bölgelere olduğu gibi Moğol ülkesine de mal götürüyor getiriyor, alıp satıp
ticaret yapıyorlardı. Yıllar için de bozulan bu tüccar taifesi köylü kentli ticaret yaptıkları insanları kandırıyor.
Paralarını alıyor,mallarını getirmiyor veya söz verdikleri anlaşmalarına sadık kalmıyorlar,kendi lehlerine ise uyuyor 
karşı tarafın lehine ise bozuyorlardı.
Bu kendi halinde insanlar haklarını aramak için ellerinde hayvanlarını güttükleri deynekleri , mandalarının , eşek ve atlarının üzerinde şehirlere akın akın gelir mahkemelere kadı efendilere müracaat ederlermiş.Fakat bu tüccarlar yukarı zevattan oldukları ve 
kadı efendilerle birçok ortak işleri olduğu için ,bir kitabına uydurup bu zavallıları çırak çıkartırlarmış.
Derken bu hak arama akınları göçleri çok büyük sayılara ulaşmış,öfke ve kin ile de yüklenmiş.
Ve bu ellerine sopalarla manda üzerinde haklarını arayan ve cevap bulamayan halk,çinden,hintden,arabistan ve asya çöllerinden avrupa içlerine kadar giden ve yakıp yıkan bir savaşçıya ,istilacıya dönüşmüş.
Ne demişti Şair ;
Kula bela gelmez HAK yazmayınca,
HAK bela vermez kul azmayınca .

Selam ve Dua ile