Mevlana (Allah O'na Rahmet etsin) Mesnevisinde Moğol istilasını anlatırken ;
Moğollar dağlarda çobanlıkla geçinen kendi halinde bir halktı,hiç bölgelerinden dışarıya çıkmazlardı,
O zaman müslümanlar,İranda , Hint de ve Türkistan coğrafyasında büyük devletler kurmuşlardı.
Müslüman tüccarlarda diğer bölgelere olduğu gibi Moğol ülkesine de mal götürüyor getiriyor, alıp satıp
ticaret yapıyorlardı. Yıllar için de bozulan bu tüccar taifesi köylü kentli ticaret yaptıkları insanları kandırıyor.
Paralarını alıyor,mallarını getirmiyor veya söz verdikleri anlaşmalarına sadık kalmıyorlar,kendi lehlerine ise uyuyor
karşı tarafın lehine ise bozuyorlardı.
Bu kendi halinde insanlar haklarını aramak için ellerinde hayvanlarını güttükleri deynekleri , mandalarının , eşek ve atlarının üzerinde şehirlere akın akın gelir mahkemelere kadı efendilere müracaat ederlermiş.Fakat bu tüccarlar yukarı zevattan oldukları ve
kadı efendilerle birçok ortak işleri olduğu için ,bir kitabına uydurup bu zavallıları çırak çıkartırlarmış.
Derken bu hak arama akınları göçleri çok büyük sayılara ulaşmış,öfke ve kin ile de yüklenmiş.
Ve bu ellerine sopalarla manda üzerinde haklarını arayan ve cevap bulamayan halk,çinden,hintden,arabistan ve asya çöllerinden avrupa içlerine kadar giden ve yakıp yıkan bir savaşçıya ,istilacıya dönüşmüş.
Ne demişti Şair ;
Kula bela gelmez HAK yazmayınca,
HAK bela vermez kul azmayınca .
Selam ve Dua ile
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder